Deprem uzmanı Prof.Dr. Övgün Ahmet Ercan, Ege’de 6.2 büyüklüğünde meydana gelen depremle ilgili 10 yıldan bu yanlamasına uyarılarda bulunduğunu, söylediklerinin tam isabet ile gerçekleştiğini söyledi. Prof.Dr. Ercan, İzmir’in gevşek ve sulu zemini olan bölgelerinde depremin fazla daha büyük hissedildiğini söyledi. Prof.Dr. Övgün Ahmet Ercan tsunami beklemediğini belirterek, bu depremin 5.1 büyüklüğüne varan artçıların 15 gün süreceğini, İzmir’de yaşayanların mümkünse yazlıklara veya 2007 yılı ardından yapılan konutlara taşınmasını istedi.
Prof.Dr. Ercan, yaptığı açıklamada yazlık evleri olan İzmirlilere buralara gitmesini önerirken, “Kuşadası, Didim, Çeşme hatta Karaburun’a bile gidebilirler. Zira Karaburun’da zemin sağlam. Yazlıklar her şeyden önce daha tehlikesiz. Bahçelerinde çadır kurup dehşet içinde bekleyeceklerine yazlıklara gitsinler” ifadelerini kullandı.
“BENİM İÇİN TAM ISABET”
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, yaptığı açıklamada, “Bu benim için tam isabet. Daha önce İzmir depremi Karaburun Midilli, Foça üçgeninde, Midilli körfezine yakın olacak demiştim, on ikiden vurma oldu. Zelzele temennim büyüktü, 7’den büyük bekliyordum. Birincil gözlemlere kadar depremin odağı kuzey doğudan gelen Zeytinbağ kırığı ile Manisa Foça üzerinden gelen Gediz kırığının çatalında Midili depremidir. Sığ bir depremidir. Türkiye depremleri sığdır. Hoş olan şey bizim Bornova kırığı ile İzmir kırığını harekete geçirmemiştir. Eğer harekete geçirse öbür şeyleri konuşurduk” ifadelerini kullandı.
SULU ZEMİN SARSINTIYI BÜYÜTTÜ
Depremin İzmir’in bir takım semtlerinde zeminin sulu ve gevşek olması sebebiyle çok daha şiddetli hissedildiğini sözlerine ekleyen Prof.Dr. Ercan, şöyle konuştu:
“Depremi İzmir’de Bornova, Mersinli, Bayraklı, Alsancak, Konak, Basmane, Alabey, Karşıyaka, Bostanlı, Mavişehir, Çiğli, Menemen, Güzelbahçe, Urla ve İnciraltı gibi zemini fazla gevşek ve sulu olan yerlerde hissedilmiştir. Zeminin sulu ve gevşek olması sarsıntı büyütme katsayısı 2 ile 4 olması sebebiyle fazla kuvvetli hissedilir, etkileri de koskocoman olur. İzmir içinde 5.5 büyüklüğünde bir deprem olmuşçasına bir sarsıntı olmuştur. Buna rağmen İzmir içinde Depremin yıkım gücü takriben 7-8 arasıdır. Bu depremde İzmir’de yapıların genellikle iyi olması sebebiyle kırsal kesimlerde toplama taş yapılarda afet yaratmış olabilir. Baca devrilmeleri, duvar yıkılmaları olabilir. Midilli ve Sakız bölgesinde etkisi daha büyük olmuştur. asgari etkiyle İzmir’in kuzeyindeki yamanlar dağı ile güneydeki Dikmen dağı ve Aydınlatılmış yolundaki konutlar daha eksik etkilenmiştir nedeni de buraları kaya üstüne oturmuştur.”
DEPREMİN ENERJİSİ BOŞALMADI
Depremin uyarıcı olduğunu sözlerine ekleyen Prof.Dr. Ercan, “Depremin enerjisinin tamamı boşalmamıştır uyarıcı depremdir. Ben böylece bakıyorum, halen boşalmamış büyük bir enerji vardır. Gelecek yıllarda 6.7. ile 6.9 depremiyle bu enerji boşalır. Lakin zamanını bilemem. Takriben on yıldır bu bölgede deprem olur diyordum. Depremi gerçek gücü 600 kilometre uzaklıktaki zelzele bilgi noktalarından gelecek bilgilere kadar belirlenmiş olur. Yunanistan Rusya, Fransa sonuçlarına bakmamız lüzumlu. Büyük depremler yakındaki jeofizik duraklarında dinç saptama edilemez. Balıkesir, Muğla, Okumuş ve Denizli’de fazla enerjik hissedildi. Bu depremin bir süredir hareketli olan Manisa depremi ile hiçbir ilişkisi yoktur. Hareket eden kırıklar bir birinden farklıdır. Bu depreme bir uyarıcı olarak bakıyorum. Yer Sarsıntısı 16 saniye sürmüştür. Önümüzdeki 15 gün içinde hissedeceğimiz artçı depremleri 5.1 hissedeceğiz. Herhangi bir tsunami beklemiyorum” dedi.
“YAZLIKLARINIZA GİDİN”
Valiliğin daha geniş bir tanımlama yapacağını söyleyen Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, İzmirliler’e yazlıklarına göçme önerisinde bulundu. Prof.Dr. Ercan, şunları ekledi:
“İzmirlilere önerim; olanlar yazlık evlerine göçsünler. Kuşadası, Didim, Çeşme hatta Karaburun’a bile gidebilirler. Zira Karaburun’da zemin sağlam. Yazlıklar her şeyden önce daha güvenli. Bahçelerinde çadır kurup nefret içinde bekleyeceklerine yazlıklara gitsinler. Evlerine güvenmeyenler sağlam evleri olan tanıdıklarına akrabalarına gidebilir. İkinci aşamada evlerine baktırsınlar. İzmir’de donatı paslanma sorunu var. Her 100 evden 70’inde donatı paslanması var. Bu, kadınlarda kemik erimesine benzer. Depremlerde bu yapılar çok güvensizdir. Ne eyvah oysa, yılardır tüm ısrarıma rağmen, İzmir Gediz Çatalağzı üstünde denize yakın yerlerde yapılaşma sürmektedir. Vatandaşlar buralarda emlak alarak yenilerinin yapılmasını az kalsın teşvik etmektedir. İzmir’in kurtuluşu dağlardaki yerlere taşınması ile olur. Yamanlar dağı, Dikmen dağı, Okumuş yolu etrafı en güvenli yerlerdir. Yeni yerler satın alacaklar 2007 yılından sonrası yılda yapılanları seçsinler.”