Etkileyici reklamlarında”Reklam” ibaresi zorunluluğu yürürlüğe giriyor

Etkileyici reklamlarında”Reklam” ibaresi zorunluluğu yürürlüğe giriyor

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’ndeki değişikliğin 1 Ağustos’ta yürürlüğe gireceğini hatırlatan İstanbul ve Eskişehir merkezleri bulunan reklam ajansı Solemio Creative’den Mustafa Daştan, “Kılavuz düzeyindeki kural artık yönetmelik hükmü; sorumluluk hem markada hem içerik üreticisinde” dedi.

Sosyal medya üzerinden yürütülen ticari iş birliklerinde uzun süredir kılavuz düzeyinde uygulanan açıklama kuralları, yönetmelik metnine taşındı. Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik 1 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı ve 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe giriyor.

Değişiklikle birlikte sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklamlarda içeriğin ticari nitelikte olduğunun açıkça belirtilmesi zorunlu hale geliyor. Bunun için”Reklam” ya da”Tanıtım” ibarelerinden birinin kullanılması ve reklam verenin adı ya da ticaret unvanının belirtilmesi gerekiyor. Aynı değişiklik paketi, çevresel beyanların belgelenmesi zorunluluğunu, fiyat ve indirim reklamlarına ilişkin kuralları ve tüketici değerlendirmelerinin kullanımına dair düzenlemeleri de kapsıyor.

Düzenlemenin arka planında büyüyen bir pazar var. Reklamcılar Derneği ve sektör kuruluşları adına Deloitte tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye’de influencer kampanyalarının toplam hacmi 2024’te 6 milyar 750 milyon TL’ye ulaştı.

Değişikliğin ajans tarafında sözleşme ve süreç düzeyinde karşılığı olduğunu belirten İstanbul ve Eskişehir merkezli dijital reklam ajansı Solemio Creative’den Mustafa Daştan, uygulamadaki en yaygın hatanın ibarenin görünürlüğü olduğunu söyledi.

İBARE VAR AMA GÖRÜNMÜYOR

Mustafa Daştan şu değerlendirmede bulundu:

“Sahada en sık karşılaştığımız durum şu: içerik üreticisi ibareyi koymuş, ama açıklama metninin en altına, ‘devamını gör’ bağlantısının arkasına düşmüş. Ya da etiketlerin arasına karışmış. Bu, kuralın amacını karşılamıyor; çünkü kuralın amacı ibarenin var olması değil, tüketicinin içeriği reklam olarak fark etmesi. İbare, içerik izlenmeden önce görülebilir olmalı.”

Sorumluluğun paylaşıldığını vurgulayan Mustafa Daştan, sözlerine şöyle devam etti:

“Bir hata durumunda tek muhatap içerik üreticisi olmuyor. Reklam veren marka da, süreci yürüten ajans da sorumluluk zincirinin içinde. Bu yüzden iş birliği sözleşmelerine açıklama yükümlülüğünü ayrı bir madde olarak yazmak gerekiyor; ‘zaten biliyordur’ varsayımı işe yaramıyor.”

KONTROL, YAYINDAN SONRA DA SÜRMELİ

Sürecin tek seferlik olmadığını aktaran Mustafa Daştan, şunları kaydetti:

“İçerik yayımlandıktan sonra düzenlenebiliyor, açıklama metni değiştirilebiliyor, hikaye formatları kayboluyor. Bu yüzden yayın anında ekran görüntüsü alıp arşivlemek ve belirli aralıklarla kontrol etmek gerekiyor. Solemio Creative olarak yürüttüğümüz iş birliklerinde yayın öncesi onay ve yayın sonrası arşiv adımlarını süreç şartı haline getirdik.”

Değişikliğin diğer başlıklarının da gözden kaçtığını belirten Mustafa Daştan, “Çevresel beyanların belgelenmesi zorunluluğu, birçok marka için etiketten daha zorlayıcı olacak. ‘Doğa dostu’, ‘karbon nötr’ gibi ifadeleri kullanan markaların elinde bunu kanıtlayan belge olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

AÇIKLAMA GÜVENİ AZALTMIYOR

Mustafa Daştan sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Markaların en yaygın çekincesi, ‘Reklam’ yazınca içeriğin etkisinin düşeceği yönünde. Uygulamada bunun tersini görüyoruz; okuyucu zaten iş birliğini tahmin ediyor, açıklanmadığında güven kaybı yaşanıyor. Hedefimiz açıklama yükümlülüğünü bir kısıt değil, iş birliğinin standart parçası olarak yerleştirmek.”

Etkileyici pazarlaması süreçlerine ilişkin bilgiler Solemio Creative tarafından yayımlanıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.