Bu 'bilirkişiyle ' bizi suçlamaya kalktılar | Gazeteler - Haberler
Ana Sayfa GÜNDEM 31 Mayıs 2017 52 Görüntüleme

Bu ‘bilirkişiyle ’ bizi suçlamaya kalktılar

Cumhuriyet ’i susturma amaçlı operasyonda savcılığın kanıt olarak gösterdiği “en manâlı” belgelerden biri de Cumhuriyet ’te yayımlanan haber ve yazılara ilişkin bilirkişi raporu.

Ünal Aldemir, savcı Murat İnam göre adliye araştırmacı listesinde olmadığı halde resen bilirkişi olarak atandı. Cinayet Muhakemesi Kanunu ’nun 64. maddesine tarafından Yargı Komisyonlarının hazırladığı listelerde yer almayan şahısların bilirkişi olarak atanabilmesi için tahsis kararında bunun gerekçesinin yazılması gerekiyor. Ünal Aldemir ile ilgili ödev kararında ise hiçbir gerekçe yazmıyor. Savcı İnam, adı bilirkişi listesinde yer almayan Aldemir ’i Cumhuriyet ’te çıkan haber ve yazılarla ilgili rapor yazması için araştırmacı atayarak yasayı ihlal etti.

Haberleri polisler seçti

Bir De savcı İnam, bilirkişinin teslim ettiği raporu kendisi değerlendirmeyerek Terörle Çaba Şubesi ’ne gönderdi. Terörle Çaba Şubesi de bu raporun yanı sıra “açık kaynak” taraması yaparak Cumhuriyet ’te meydana çıkan haberlerle ilgili 515 sayfalık bir fezleke hazırladı. Cumhuriyet ’in haber ve yazılarını suçlayan iddianame de bilimsel hiçbir yeterliliği olmayan araştırmacı raporu ve polisin internet taraması yaparak hazırlandığı fezlekeye dayanılarak hazırlandı.

Iletişim uzmanı yok

Alışıldık araştırmacı raporu formatının uzağında, Cumhuriyet ’in iddiaya göre yayın politikasını inceleyen ve ‘suç oluşturan ’ haberlerle ve yazılarla ilgili rapor hazırlayan ve raporunun sonunda kendini Iletişim- Bilişim uzmanı olarak tanıtan Aldemir, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Bilgisayar Mühendisliği bölümünden 2011 ’de mezun oldu. Yani bir gazetenin haberlerini “inceleyerek” terörizm suçlamasında yer alan ‘bilirkişi ’ Iletişim Fakültesi mezunu bile yok. Lisansüstü eğitiminde de irtibat bilimleri yer almayan Aldemir, 2011-2013 yılları aralarında İstanbul Ticaret Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans yaptı. Aldemir ’in özgeçmişinde bununla beraber 2012 ’de Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümü ve İstanbul Üniversitesi Uzak Eğitim programı Sosyoloji bölümünde öğrenci olduğu görülüyor.

Yandaş dernekte

Aldemir, Yönetim Kurulu ’nda Sabah, Star ve Yeni Akit gazetelerinden yandaş kalemlerin bulunduğu Milletlerarası Medya Enformasyon Derneği ’nde (UMED) eğitmenlik yapıyor.

Akit ve Milat gibi gazetelerde çalışmış olan Aslan Değirmenci ’nin başkanlığını yaptığı derneğin Idare Heyeti ’nda Adnan Karakaş, Ahmet Rıfat Albuz, Nazif Karaman ve Kemal Gümüş gibi yandaş gazeteciler yer alıyor. Derneğin Yüksek İstişare Kurulu ’nda ise Hilal Kaplan, Serdar Arseven, Fadime Özkan, Halime Kökçe, Merve Şebnem Oruç var. Aldemir, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ’un da konuşmalara katıldığı bu derneğin Medya Okulu Seminerleri dahilinde Mart 2016 ’da sosyal ağ eğitimi verdi.

Başbakanlık ilişkisi

Aldemir 2017 Ocak ayına dek merkezi Kayseri ’de bulunan bir bilişim firmasında iletişim direktörlüğü yaptı. Firmanın Aldemir ’in de ‘eğitmen ’ olduğu UMED ’in Medya Okulu Seminerleri ’ne sponsor olması uyarı çekti. Aldemir ’in özgeçmişinde keza 2014-2016 yılları arasında Başbakanlık ’ta proje yöneticisi olduğunu not düşmesi de acayip bir ayrıntıya sinyâl ediyor. Aldemir ’in özgeçmişinde gönüllü olduğu vakıf ve kurumlara ilişkin bilgiler de yer alıyor. Aldemir, AKP politikaları tandanslı hafıza kuruluşu olan Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı ’nda (SETA) 2014 ’ten bu yandan dış siyaset alanında gönüllü olarak hizmet veriyor.

Aldemir ’in özgeçmişinde yeniden AKP politikaları çerçevesinde yurtdışında eğitim, sağlık, tarım ve hayvancılık, yönetimsel ve sivil altyapılarla ilgili örgütlenme faaliyetleri yürüten Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı ’nda (TİKA) Mayıs 2015 ’te bir aylığına çocuklarla ilgili projede gönüllü olduğu bilgisi yer alıyor. Aldemir ’in gönüllü olduğu bir öteki kurum da Başbakanlık Afet ve Ivedi Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD).

Manşet hilesi

Araştırmacı, manşetlerimiz üzerinden suçlamalarda bulunurken de olguları çarpıttı. Araştırmacı, raporuna Cumhuriyet ’in 15 Temmuz ’dan bir gün daha sonra meydana çıkan sayısının birinci sayfasındaki “Türkiye Kaosta” başlığına ilişkin kupürü koydu. Gel Gör Ki Cumhuriyet ’in suçladığı tüm manşetlerinin görüntüsünü “Cumhuriyet” logosuyla birlikte bütün sayfa dosyaya koyan bilirkişi 16 Temmuz manşeti için bunu yapmaktan kaçındı. Fakat Cumhuriyet ’in 16 Temmuz 2016 günü manşeti “Çare Demokrasi” idi. Araştırmacı Cumhuriyet ’in bu manşetinin olduğu kısmı kupürden kesip atmıştı. Bilirkişi 19 Temmuz 2016 tarihli Cumhuriyet gazetesinin “Cadı avı başladı” manşetini suçlarken de benzer yöntemi izledi.

 

RAPORDAKİ ÇARPITMALAR

Araştırmacı ve savcının skandal YAŞ yorumu

Araştırmacı raporunda Cumhuriyet ’e yönelik gerçeğe tutarsız ifadelerle suçlamalar yöneltildi. Bunlardan en önemlisi Cumhuriyet ’in 12 Temmuz 2016 tarihli sayısında çıkan “YAŞ ’ta gündem paralel olacak” başlıklı habere ilişkin itham oldu. Bilirkişi, 15 Temmuz ’un nedenlerinden birinin de YAŞ kararları olduğu iddiasını hatırlatarak darbe girişiminden 3 gün önce yayımlanan bu haberle FETÖ ’nün tasfiyeyi öğrendiğini ileri sürdü. Savcılığın iddianamesinde de bu habere ilişkin “FETÖ ’nün darbe girişimini öne çekme nedenlerinden biri olarak gösterilen YAŞ kararları hakkında detaylı ve niyet kitlesi TSK ’ye sızmış örgüt mensupları olarak değerlendirilen bir haber yaptığı görülmüştür” suçlaması getirildi. Bilirkişi ve savcılara bakılırsa FETÖ ’cüler YAŞ ’ta tasfiye edileceklerini Cumhuriyet ’deri öğrenmişlerdi! Oysa Cumhuriyet ’te bu haberin çıktığı 12 Temmuz 2016 günü yandaş Star gazetesinin manşetinde “FETÖ ’nün işi YAŞ” yazıyordu. Haberde “TSK ’deki FETÖ ’cülere kritik darbe Yüksek Askeri Şûra ’da vurulacak. Sızma ve terfi için sinsice çalışan Paralelcilerin başta ‘örgüt ’ dahilinde ele alınacağı YAŞ ’ta, haklarında tahkikat olanlar da terfi edemeyecek” deniliyordu. Star ’ın bu haberi yandaş gazetelerin internet sitelerinde de kullanıldı. Mesela Sabahtan gazetesi, Star ’ın haberini “FETÖ ’nün işi YAŞ ’ta bitecek” başlığıyla kullandı. Üstelik Ankara kulislerinde aylar önce YAŞ ’ta FETÖ ’cülerin tasfiye edileceği konuşulmaya başlanmıştı. Sabahleyin Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu da 24 Mart 2016 tarihinde “YAŞ toplantıları öncesinde büyüyen trafik dikkat çekici. hakkında paralel incelemesi süren 19 generalin dingin görevlere atandığını, tamamının Ağustos Şûrası ’nda emekli edileceğini” yazmıştı.

‘Nerden baksan uyuşmama… ’

Araştırmacı raporunda Zaman Gazetesi ve Cumhuriyet ’in biri 16 Şubat 2016 diğeri 18 Şubat 2016 ’da almak üzere iki kez benzer manşetlerle çıktığını “iki gazetenin tek elden çıktığı izlenimi veren manşetlere imza attığı” sözleriyle itham konusu yaptı. Araştırmacı, 16 Şubat 2016 ’da Vakit ’ın ve Cumhuriyet ’in manşetlerinin “Azez düğümü” olduğunu, gel gör ki Cumhuriyet ’in kent baskısında manşeti “Azez ’de Savaş” olarak değiştirdiğini belirterek bu değişikliğin “Zaman ile benzer başlıkla çıkma kaygısı ’ndan kaynaklandığını ileri sürdü. Bilirkişi bu durumun “Zaman ’ın bir gün önce çıkacağı manşetten Cumhuriyet ’in farkında olduğu izlenimi verdiğini” öne sürmekten de geri kalmadı. Bu “yorumu” yapan araştırmacı, sadece 2 gün daha sonra 18 Şubat ’ta iki gazetenin Ankara ’daki bombalı saldırıya ilişkin ‘Devletin kalbine bomba ’ başlığıyla çıkmalarına ilişkin de “her iki gazetenin birden çıkması bir üst akıldan siparişle atılan manşet izlenimi vermektedir” ifadesini kullandı. Yani bilirkişiye göre, 2 gün önce Süre ’ın manşetinden önceden haberdar olup “benzer manşetle çıkmamak” kaygısıyla şehir baskısında başlığını değiştiren Cumhuriyet 2 gün daha sonra bu kaygıyı bir kenara atıp benzer manşeti atmıştı! Tıpkı benzer gün milliyet.com.tr ’nin “Ankara ’nın kalbine bomba” manşetini atması gibi. Gel Gör Ki muhakkak Uyruk ’in manşeti de raporda yer almadı.

Ne gerekçeyle bilirkişi atandığı deha muhakkak olmayan Aldemir ’in raporunda manipülasyonu tarif ederken kullandığı tanımlardan biri “gerçeği perdelemek”ti. Birinci sayfalarımızdan istediği haberleri cımbızlayıp, işine gelmeyen haberleri saklayan Aldemir ’in, arkadaşlarımızın 7 ayı aşkın süredir Silivri ’de tutulmalarına neden olan raporunun yaptığı tam da bu:

“Gerçeği perdelemek.”

 

Yazı dizisinin birinci bölümü: Kumpas böyle başladı…

Yazı dizisinin ikinci bölümü: Erbabından FETÖ soruşturması

Yazı dizisinin üçüncü bölümü: Tatil şirketini arama suçu

Yazı dizisinin dördüncü bölümü: Soruşturmanın en büyük ‘suçlaması’: ByLock kullanan niçin seni aradı?

Yazı dizisinin beşinci bölümü: MASAK ’tan baskı rapor: Mademki parke döşettin o halde FETÖ ’cüsün

Yazı dizisinin altıncı bölümü: Kayyım reklam verdi, suç oldu

Yazı dizisinin yedinci bölümü: Saray destekli vakıf davası

Yazı dizisinin sekizinci böümü: Haber yaptık ‘mesaj ’ aradılar

Yazı dizisinin dokuzuncu bölümü: Onlarda haber Cumhuriyet ’te suç!

Yazı dizisinin onuncu bölümü: Tiraj belgeleri gerçeğe tutarsız

 

YARIN: SAVCININ TARAFLI TANIKLARI

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sitemap | Sitemap Image

kartal escort alanya Escort konya escort porno izle manavgat escort