Bu acı dinmez... '30 bine davadan vazgeç ' | Gazeteler - Haberler
Ana Sayfa GÜNDEM 31 Mayıs 2017 14 Görüntüleme

Bu acı dinmez… ‘30 bine davadan vazgeç ’

Adana ’nın Aladağ ilçesinde 29 Kasım 2016 ’da Süleymancılara ait öğrenci yurdunda 11 ’i öğrenci 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 24 öğrencinin de yaralandığı yangınla ilgili davaya dün Kozan Ağır Canice Mahkemesi ’nde başlandı. İhmaller zinciriyle göz göre tarafından gelen faciada sanıklar itfaiyeyi suçladı. Yangından yaralı kurtulan çocuklar, yangın merdiveninin kapısının sürekli kilitli olduğunu anlatırken, acılı aileler ise sanıkların kendilerine zorlama yaptığını davadan vazgeçmeleri için para teklif ettiğini açıkladı.

Kozan Adliyesi ’ndeki mahkeme öncesi aileler, ellerinde ölen çocuklarının adları yazılmış pankartlarla adliye önünde toplandı. Sosyal Haklar Derneği üyeleri ile birlikte yürüyen acılı ailelere, TBMM Aladağ Komisyonu üyesi milletvekili Mustafa Balbay, CHP milletvekilleri Elif Doğan Türkmen, İbrahim Özdiş, belediye başkanları, sendikalar, derneklerin temsilcileri, TBB, 16 kentin baroları destek verdi. Kızını kaybeden Zeliha Avcı, “Bu suçluların yakasını öbür dünyada da tutacağız. Devlet cezasını vermezse biz vereceğiz” diye ağladı. Kızı Sümeyye ’yi kaybeden diğer kızı Fadime de zarar görmüş kurtulan Ahmet Babasız “İki kızımdan biri zarar görmüş, birini kaybettim. Bunun için yollara çıktım” ifadelerini kullandı. Yangında kızı Tuğba ’yı kaybeden Teslime Aydoğdu ise ”Bu dünyada ben, ahrette Allah soracak hesabını onlardan. Hayatımın en değerli varlığını gasp edip göz tarafından tarafından yaktılar evladımı. Çocuğumuzun külünü bile göstermediler bize” şeklinde görüş belirtti.

Mahkeme salonu yetkisiz kalınca Kozan Ticaret Odası (KTO) toplantı salonuna taşınan mahkemeye, yangında yaralanan 4 mağdur çocuk da getirildi. Sanıklardan Yurt Müdürü Cumali Genç, yangında yaşamını yitiren 12 çocuk arasında kendi çocuğunun da olduğunu, eşinin de yaralandığını belirterek, “Elektrik, su, kalorifer tesisatı geniş alıştırma üretilmiş, tadilattan geçmişti. Gelen itfaiyede yalnızca 2 birey vardı. Vatandaşlarla birlikte kurtarma yaptık, merdiveni duvara dayadık, çocukları bu şekilde almaya çalıştık. Yangın tüpleri bakım için gönderilmişti. Kış nedeniyle pencereler de kapalıydı. böylece üçüncü katın penceresine taş atarak oradakilere ulaşmaya çalıştık. Çocuklar hafta sonu da evlerine gidiyorlar, bu nedenle yangın tatbikatı yapılamadı. Yangın merdivenlerinin kapıları açıktı, olur ya çocuklar oynarken kolları düşürmüş olabilir. İtfaiyenin kıyafetleri yoktu. Bu dek uzun sürmesinde itfaiyenin büyük kusuru vardır” şeklinde görüş belirtti.

Yurdun ait olduğu derneğin idare heyeti üyesi Mahir Kılınç, yurdun 45 yıldır hizmet verdiğini, yapılacak tadilatlara, yurt müdürü Cumali Genç ’in karar verdiğini belirtti. Elektrik dağıtımı yapan firmanın olay günü sayacı değiştirdiğini söyleyen Kılınç, “Bu sayaçları aldıktan daha sonra ilçede 3 yangın daha gerçekleşti” dedi. idare heyeti muhasip üyesi Mustafa Öztaş ise, “Eğer sepetli bir itfaiye aracı olsa bu çocukların tümü kurtarılırdı” şeklinde görüş belirtti.

Zorlama yapıyorlar

Yangında ölen ve yaralanan çocukların aileleri sanıklardan şikâyetçi oldu. Kızı Tuğba yangında ölen Teslime Aydoğdu, “Benim kapıma değin geldiler yalvardılar. 2 sene çocuklarımı onlara vermedim. Ancak sonradan yurt bulamayınca devretmek zorunda kaldım. Çocuklarımı mahsus, çatır çatır yaktılar. Bunların tümü yalan söylüyor. Ben yurdun içine ilk gittiğimde korktum. Okul müdürüne gittim durumu anlattım, ‘O, yurt iyi, verin ’ şeklinde görüş belirtti. Bu din meselesi yüzünden yaktılar iki çocuğumu da. İçimdeki acı dinmez. Herkesin burada olmasını beklerdim. Milli Eğitim, itfaiye. Ancak sadece burada sanıklar var. hemen bize para teklif ediyorlar, korkutmaya çalışıyorlar, biz hepsinden şikâyetçiyiz korkmuyoruz” dedi. Ölen Zeliha Avcı ’nın babası Mustafa Avcı da “Şu an bize bu sanıkların yakınları baskı yapıyor. Bana en son sana ‘20, 30 bin lira para verelim davadan vazgeç ’ dediler. Bu sanıkların suçu yoksa bize niye para teklif ediyorlar? Ben bunların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum” şeklinde görüş belirtti.

Haber görseli

İşte paraların belgesi

Yangında ölenlerin yakınlarının hesabına para yatırıldığına ilişkin 2 doküman ortaya çıktı. Sanıklardan Yurt Müdürü Cumali Genç ’in avukatları Bayram Sayar, Esma Karataş ve Kadir Ozan Çelik ’in imzalarını taşıyan dava dosyasındaki 29.05.2017 tarihli dilekçede, toplam 550 bin liranın değişik miktarlarda aileler adına yatırıldığı konusunda mahkeme başkanlığı bilgilendiriliyor. Dekontların ekli olduğu dilekçede “Olayda şikayetçi olup olmadıklarına bakılmaksızın vefat edenlerin her birine 30.000 TL, yaralananların adam başına 10.000 TL edinmek üzere toplam olarak 550.000 TL ödeme yapıldığına dair dekontların sayın mahkemenize arzı hakkındadır. Gereğini takdirlerinize arz ederiz” ifadeleri kullanılıyor.

Mağdur yakınlarından birine ulaşan dekontta ise parayı gönderenin Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Destek Derneği olduğu bilgisi yer alıyor.

Haber görseli

Kurtulan çocuklar anlattı

Yangında zarar görmüş kurtulan öğrencilerden 13 yaşındaki Seda Topbaş, mahkemede mağdur olarak ifade verdi. Topbaş, “Durum hemencecik ders çalışıyorduk, yangın kapısına koştuk, kolu yoktu kilitliydi, her zaman kilitliydi. Nefes alamayınca sıçramak zorunda kaldık. Bize hiç yangın tatbikatı yaptırmamışlardı” dedi. 14 yaşındaki Gülcan Bagir, yangın merdiveninin kilitli olduğunu bildiği için altında atladığını anlattı. Benzer yaştaki Emine Pertek ise “Camı açıp bağırdık lakin kimse duymadı. Arkadaşlarım peş peşe atlamaya başladı. Ben de atladım. O lahza kadın hocalar vardı gel gör ki onları görmedim” diye açıklama verdi.

Haber görseli

Duruşma sonrası hamle

Kızı yangında ölen yurt müdürünün eşi Ayşe Genç, şikâyetçi olmazken, 7 saat süren duruşmanın arkasından sanıkların tutukluluğunun devamına karar verildi. Çıkışta, karşılıklı bir açıklama yapan baro başkanları, bütün sorumluların yargılanmasını, zorlama altına içerlemek istenen ailelerin korunmasını istedi. Topluluk dağılırken sanık yakınları ile şikâyetçiler arasında arbede yaşandı, polis araya girerek olayın büyümesini önledi. giderken bir takım kişiler “Ailelerin hesaplarına 500 bin lira yatırıldı” diye bağırdı. Kendilerinin satın gücenmek istendiğini sözlerine ekleyen mağdurlar “Biz satılık değiliz, ben köyden yayalara ait geldim, devlet 5 kuruş vermedi” dedi. Arbedede davalı yakınlarının yumruklu saldırısında polisin eksik kalmasına tepki gösteren bir takım kişiler “Biz acıyla geldik, dayak yemeye mi geldik?” diye karşı çıktı.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sitemap | Sitemap Image