Bakan Özlü: Yola gübre dökenler CHP 'li olabilir | Gazeteler - Haberler
Ana Sayfa GÜNDEM 29 Haziran 2017 41 Görüntüleme

Bakan Özlü: Yola gübre dökenler CHP ’li olabilir

 Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan “Neler Oluyor?” programının konuğu oldu. İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar ’ın sorularını cevaplayan Özlü, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçaroğlu ’nun başlattığı “Adalet Yürüyüşü”, Katar krizi, ABD ile terör örgütü YPG ’nin iş birliği ve bakanlık faaliyetlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ’nun Ankara ’dan İstanbul ’a gerçekleştirdiği yürüyüşte kamp alanının önüne gübre dökülmesi hakkında konuşan Özlü, geçen yıl CHP İl Başkanlığı ’na gerçekleştirilen saldırının arkasından CHP ve DSP ’li isimlerin çıkmasını örnek göstererek, gübre dökülmesi olayının arkasında da CHP ’lilerin olabileceğini söyledi.

Yaşan olayın hiç hoş olmadığını kaydeden Özlü, şu açıklamalarda bulundu:

“Dün akşamki gübre olayı hoş bir olay değil. Bunu tasvip etmiyoruz, keşke hiç olmasaydı. Ancak bir anımı paylaşmak istiyorum. Bundan 1 sene kadar önce CHP İl Başkanlığına saldırı olmuştu. O günlerde tüm CHP camiası bizi suçlamıştı. ‘AK Partililer yaptırmıştır ’ diye bizi suçlamışlardı. Meclis ’te sordum ve kısa bir araştırma yaptım. O tarihte CHP İl Başkanlığına saldıranların birinin CHP, diğerinin de DSP üyesi olduğunu tespit ettim. Bunu da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarından alıp, Meclis ’te anlatmıştım. Bu gübre olayı hoş değil ama bunu yapanların, yaptıranların siyasal kimliği konusunda biraz daha temkinli olmakta fayda var. Bunun arkasında da CHP ’liler olabilir.”

Pek çok etnik kökene sahip vatandaşın Düzce ’de hoşgörü ortamında yaşadığını kaydeden Özlü, “Düzce Cumhuriyet döneminde gelişen bir şehir. Düzce ’de Cumhuriyet döneminden önce gelişen süreçte Balkanlardan, Kafkaslardan gelen farklı topluluklar yaşar. Çerkes, Abhaz, Gürcü ve bu insanlar 1864 ’ten sonra Düzce ’ye yerleşmiştir. Bunlar farklı yerlerden gelmiş omlarına rağmen barış içinde yaşarlar. Bugüne kadar da Düzce farklılıkları birlikte yaşatan örnek bir şehirdir. Onun için de Düzce ’den geçmekte olan bir siyasi partinin genel başkanına Düzceliler olarak kötü davranmamız beklenmemeli. Bir hadise var, ben bunun araştırılmasından yanayım” ifadelerini kullandı.

 “Bu yürüyüş, OHAL ’e rağmen serbest bir hayat olduğunu açıkça gösterir”

CHP yönetimin Enis Berberoğlu ’nun tutuklanmasıyla ilgili hukuki süreç tamamlanmadan erken bir karar alarak yürüyüşe geçmelerinin yanlış olduğunu ifade eden Özlü, “Bu yürüyüşle ilgili iki şey söylemem gerekiyor. Biri hukuki süreç tamamlanmadan CHP yönetimi erken bir karar aldı ve yürüyüş başlattı. Oysa bir hukuki sürecin yürümesi lazım. Bu süreç tamamlanmadan yürüyüş kararının alınmasını acelecilik olarak görüyorum. İkincisi CHP söyleminden hareketle konuya bakarsak, CHP ’liler Türkiye ’de demokrasinin olmadığını, totaliter bir rejim olduğunu ifade ediyorlar. OHAL devam ediyor, böyle bir ortamda Sayın Kılıçdaroğlu partilileriyle beraber Ankara ’dan kalkıyor, İstanbul ’a kadar yürüyor. Diktatöryal bir rejim olsa yürüyebilir mi? CHP ’nin yürüyor olması aslında Türkiye ’de demokrasinin olduğunu, OHAL ’e rağmen serbest bir hayat olduğunu açıkça gösterir” diye konuştu.

 “CHP ’nin yürüyüşü toplumda stres meydan getiriyor”

Özlü, CHP ’nin yürüyüşünün ‘kargaşaya yol açacağı ’ yönünde toplumda endişe yarattığını dile getirdiği açıklamalarında şunlara yer verdi:

“Yürüyüş toplumda bir stres meydana getiriyor. ‘Bir karışıklık olabilir mi ’ diye. Keşke CHP ’liler başka bir yol seçseydi. Enis Berberoğlu ’nun tutuklanmasıyla ilgili, Wikileaks Belgeleri ’ni sızdıran kişi nerede şu anda? Londra ’da Ekvator Büyükelçiliği ’nde üç yıldır hapis. Bu sadece basın özgürlüğüyle açıklanabilecek bir hadise değil. Keşke olmasaydı ama bugün CHP ’nin tutumu hem yöntemi bakımından çok faydalı değil, hem de gazeteci olarak yayınlanan belgeler gazetecilik mesleğiyle çok bağdaşır işler değil.”

Özlü, Enis Berberoğlu ’nun tutuklanmasıyla ilgili davaya ilişkin “Aydınlanması lazım, hukuki süreç devam edecek. Yargıtay, Anayasa Mahkemesi süreci var. Bunun devam edip sonucun netleşmesi lazım. Muhalefet etme yöntemi olarak CHP ’nin hem Meclis ’te, hem dışarıda seçtiği yöntemler bakımından da konuyu değerlendirmek lazım. Belki Hindistan ’daki Tuz Yürüyüşü ’ne benzer bir çağrışım yaptırmak isteyenler var ama hiç alakası yok. Ben hep muhalefetin tembel olduğunu söylüyorum. Bunu referandumda da söyledim. Çok basit, sokak yöntemleriyle dikkat çekmeye çalışıyor, bu da çok üzücü” açıklamalarında bulundu.

Yürüyüşün çok daha önceden planlandığı iddialarını değerlendiren Özlü, “Benim tavsiyem, sandıkları harekete geçirmesi, sokak hareketleri yapacağına 2019 ’a kadar projesiyle, programlarıyla halkın karşısına çıkıp, ‘Biz Türkiye ’yi daha iyi yönetiriz ’, ‘Şu projelerimiz var ’ şeklinde bir politika yürütmesi. Bu sokak eylemlerini artık üniversite öğrencileri bile yapmıyorlar. Sokakta siyaset olmaz. HDP ’si, FETÖ ’sü bunların konsolize olması, birbirleriyle senkronize olması bir an için mümkün olsa da Türkiye ’ye fayda getirecek bir şey değil. CHP ’nin seçtiği yöntemlerin sorgulanası gerekiyor. ‘Fikirlerini yükseltemeyenler, seslerini yükseltirler ’ diye bir söz vardır. CHP ’nin yaptığı biraz da bu” ifadelerini kaydetti.

 “Zeytinlik meselesi tekrar gündeme gelebilir”

Özlü, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Kanun Tasarısı ’yla birlikte gündeme gelen ve pek çok spekülasyona neden olan zeytinlik tartışması hakkında, kanunun iyi okunup anlaşılmadığını ve ortada bir ihtiyaç olduğunu, bu ihtiyacın giderilmediği sürece zeytinlik konusunun tekrar gündeme gelebileceğini açıkladı.

Özlü, şu açıklamalarda bulundu:

“Ben bu tartışmayı yapanların bir şey okumadığı kanaatindeyim. Bir kanun var, 1939 yılında çıkmış ve 2 kez revizyon görmüş, 1995 ve 2008 ’de. Kanunun 2 tane eksiği var. Bunun biri kanunun tanımlama maddesinde zeytincilik sahasına ilişkin tanımı yok. Yani neresi zeytinlik sahasıdır, neresi değildir tanımı yok. İkincisi bir anlaşmazlık halinde kim çözecek, bir mekanizma tarif etmiyor. Biz neresi zeytinlik, neresi değil tanımlayalım istedik. Bir anlaşmazlık halinde bir kurul oluşturalım bu kurul karar versin. Bu kurulun vereceği karara en son Tarım Bakanı imza atsın. Bizimle doğrudan alakası yok. Bunu milletvekilleri dahil gazeteciler, yazarlar, sanatçılar okumadan çevreci söylemiyle tartıştılar. Sadece çevrecilerin veya sadece sanayicilerin gözüyle bakmak doğru değil. Ortak bir perspektiften bakmakta fayda var. Bir gazeteci yazarın yazısı çok üzdü beni. Kendisini aradım. ‘Yazdıkların yanlış niye okumuyorsun ’ dedim. Anlattım, ‘Cuma günkü yazımda buna yer vereceğim ’ dedi. Gördüm ki o da okunmuyor. Okumama hastalığı var bizde. Ortada bir ihtiyaç var, bu ihtiyaç giderilmediği sürece bu gündeme gelebilir.”

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sitemap | Sitemap Image